Gümüşçün Ne Sevmez? – Hayatın En Komik ve Gerçekçi Yönüyle Bir Bakış
Gümüşçün, herhalde İzmir’in en sıradışı karakterlerinden biri. Yani, o tam anlamıyla tipik bir İzmirli ama bir o kadar da “ne yapacağımı kestiremiyorum” türü bir kafa yapısına sahip. Herkesin etrafında bir Gümüşçün vardır, değil mi? Esprili, ama bazen fazla düşünerek çok derinlere inen; kendini bulmaya çalışan, biraz da kafa karışıklığı yaşayan bir tür insan. Şimdi de Gümüşçün’ün en sevmediği şeyleri düşünerek, bu karakteri biraz daha anlamaya çalışalım.
Gümüşçün’ün En Sevmediği Şeyler: Hangi İfadeler Gümüşçün’ün Sinirini Bozar?
İzmir’de genç yaşta, 25 yaşında bir adam olarak Gümüşçün’ün ruh halini çok iyi anlayabiliyorum. O yüzden anlatacağım şeyler bir hayli “içsel” olacak. Gümüşçün, çayı fazla soğuyan, “işlerimi halletmiş gibi görünmek ama aslında içim dışım karışık” bir tip. Hadi gelin, Gümüşçün’ün nelerden rahatsız olduğuna bakalım, ama tabii ki biraz eğlenerek!
1. Küçük Hesaplarla Büyük Hesaplar Yapmak
Evet, Gümüşçün kesinlikle küçük hesapları sevmez. Mesela, bir arkadaşınızla dışarıda yemek yediğinizde, parayı tam olarak 30 kuruş eksik mi bıraktınız, işte Gümüşçün buna bayılmaz. Kendi kendine “Allah’ım, bu insanlar neden hep bu kadar takıntılı?” diye düşünürken, yüzünden o kadar belli olur ki, çevresindekiler hemen fark eder. Ama asla söylemez, çünkü Gümüşçün bir anlık bir moral bozukluğu yaratmayı sevmez. Herkesin huzurunu korur, ama kendi içi karışıktır. “Ya tamam ya, çok mu büyütüyorum?” diye sorgularken, sonunda bu tür küçük hesaplar onu sinir eder.
2. Zorla Pozitif Olmaya Çalışmak
Gümüşçün, zorla pozitif olmaya çalışan insanlardan nefret eder. “Hayat her zaman güzel!” veya “Pozitif düşün, her şey yolunda!” gibi cümleler, Gümüşçün’ün içini kıpır kıpır eder. Çünkü o, pozitif olmanın bazen gerçeği görmeme hali olduğunu düşünür. Tam olarak doğru bir yerde, ama yine de çok dertli.
Gümüşçün (iç sesinde):
“Pozitif ol diyorlar… Ne yapayım, elime güller mi alayım? Ya da güneşli bir günde okyanusa doğru koşup, ‘Her şey güzel’ mi diye bağırayım? Ama ben bazen hüzünlü hissediyorum, kimse bunu anlamaz mı?”
3. Her Şeyin Hızlı Olmasını Beklemek
Gümüşçün bir anlık sabırsızlıkla, her şeyin anında olmasını ister. Çünkü biz 25 yaşında, hep hızla değişen bir dünyada yaşıyoruz, değil mi? Bir düşünün, sabah kahvenizi almak için kuyrukta beklemek zorunda kaldığınızda Gümüşçün ne kadar sinirlenir!
Gümüşçün (arkadaşıyla sohbet ediyor):
“Ya, bu dünya niye bu kadar yavaş? 5 dakikada bir kahve içmeyeceksek, neden bekliyoruz?”
Arkadaşı: “Gümüşçün, dünyayı değiştiremezsin, sen de bekle. 5 dakikanın ne önemi var?”
Gümüşçün (sakinleşmeye çalışarak): “Evet, evet… Biraz sabır… Ama 5 dakika gerçekten çok uzun…”
Gümüşçün’ün sabırsızlıkla ilgili düşünceleri burada biter. Hızlı olamayınca kendini hem depresif hem de sıkılmış hissediyor. Çünkü her şeyin hızla gerçekleşmesini, bir hız trenine binmek gibi istiyor.
4. Kendi Kendine “Çok Düşünme” Demek
Gümüşçün, kendisiyle ne kadar çok konuşsa da aslında “çok düşünüyor” olması onu rahatsız eder. Her hareketin, her kelimenin arkasında bir anlam aramaya başlamak, en sevmediği şeylerden biridir. “Düşünme, sadece yap” diyen insanlara özenir ama yapabilmesi zordur. Çünkü düşünmeden bir şey yapmak, Gümüşçün için imkansızdır.
Gümüşçün (iç sesinde):
“Beni rahat bırakın, beynim zaten sürekli çalışıyor. Hadi, bir şeyleri yapıp kafamı meşgul edeyim diyeceğim ama bu da başka bir düşünce… Bu kısır döngüden çıkmak zor.”
O yüzden bazen arkadaşları Gümüşçün’e “Hadi, durma, bir şeyler yap!” diye bağırırken, o, bir köşeye çekilip derin derin düşünmeye başlar. Düşünmek ona bir yandan huzur verirken, bir yandan da çok fazla yük olur.
5. Fazla Plan Yapmak
Gümüşçün’ün sevmediği bir diğer şey, her şeyin planlı olmasıdır. “Bugün şunu yapacağım, şunu yapacağım…” gibi liste yaparak yaşamak, ona göre bir tür özgürlük kısıtlamasıdır. Bazen sabah kalktığında “Bugün ne yapacağımı bilmiyorum” diye düşünüp, evde takılmayı tercih eder.
Gümüşçün (arkadaşına):
“Ben gerçekten planlı bir insan değilim, ne olacaksa olsun, bakarız. Bazen spontane olmak çok daha iyi. İşte, insan hayatı böyle güzel!”
Arkadaşı: “Evet, ama plan yapınca daha rahat oluyorsun, değil mi?”
Gümüşçün (içinden): “Rahat olmak mı? Benim gibi insanlara plan, sadece özgürlüğü kısıtlıyor.”
O yüzden Gümüşçün, kesinlikle fazla plan yapmayı sevmez. Düşünmekten ziyade, bazen akışına bırakmayı tercih eder.
—
Gümüşçün ve Hayatın İronisi
Gümüşçün’ün dünyasında her şeyin dengeye ihtiyacı vardır. O, düşünmeden yapmayı, anı yaşamayı sever ama aynı zamanda her şeyin planlı ve düzenli olmasını da ister. Bu ikilik, Gümüşçün’ü bazen bambaşka bir insan yapar. O yüzden, Gümüşçün’ün dünyasında her zaman bir mizah vardır. Mizah, onun hayatta kalma biçimidir. Sadece arkadaşlarına değil, kendisine de komik olmayı sever.
Gümüşçün için hayat, her an eğlenceli olabilir, ama bazen onu sinirden deli eden küçük ayrıntılarla da doludur. Bu karmaşık zihin, en beklenmedik anlarda insanı güldürebilir, ama bir o kadar da şaşırtabilir.
—
Gümüşçün’ün bu kadar sevimli ve karmaşık olduğu dünyasında, hiçbir şey basit değildir. O yüzden hep “ne sevmez?” sorusunun cevabı çok değişkendir. Ama ne olursa olsun, her zaman eğlencelidir.